Çocukta “İşlevsel Beslenme” ana kaynağı; Geleneksel Türk Mutfağı - 30 Mart 2015

Ağlayan çocuğa susması için mama verilmesi beslenme değil!

Çocukta “İşlevsel Beslenme” ana kaynağı;  Geleneksel Türk Mutfağı

Kadın, Doğum ve Çocuk Sağlığı konularında faaliyet gösteren Özel Jinefem Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Fuat Altay, beslenmenin açlığın bastırılması ya da ağlayan çocuğa mama verilmesi dışında başka anlamlar taşıdığına dikkati çekti. Dr. Fuat Altay, vücudun gerekli enerjiye kavuşabilmesinde İşlevsel Beslenme için gerekli vitaminlerin geleneksel Türk Mutfağı’nda fazlasıyla var olduğunu söyledi.

Konvansiyel Beslenme diye bilinen dengeli beslenmenin bireyin sadece protein, yağ ve karbonhidratları belirli oranlarda alması olmadığını belirten Dr. Fuat Altay, “Vücudumuz, bizim kontrolümüz dışındaki faaliyetleri için enerjiye ihtiyaç duymaktadır. Kalbin ve akciğerlerin çalışması, böbreğin kanı süzmesi, şekerin yağ olarak depolanması vb. Aynı zamanda hareket için enerjiye gereksinimi vardır. Büyüyen bireyin yeni hücre ve doku yapımında yine enerji ihtiyacı meydana gelir. Enfeksiyonlarla mücadelede bile besinlere gerek duyulur. Bu yüzden işlevsel beslenme kavramını kullanıyoruz.”dedi. İşlevsel beslenmenin  kronik hastalıkları da önlemeye yarayan özel bir beslenme şekli olduğunu,  Probiotekiler, Prebiotikler, Çözülebilir Lifler, Omega 3, Linoleik Asit,  Bitkisel Antioksidanlar, Vitaminler, Mineraller, Amino Asitler, Fosfolipidlerin işlevsel beslenmenin ana unsurları olduğunu ifade eden Çocuk Doktoru Fuat Altay şöyle konuştu:

Geleneksel mutfak yapımız işlevsel beslenme imkanları veriyor

“İnsan bağışıklık sisteminde doğum sonrası önemli yapılanmalar oluşur. Normal doğan bebekle sezaryen doğan bebeğin bağırsak bakteri yapısı farklı gelişir. Sadece anne sütü alanlarda Difidobakteriler oluşur. Mama alan bebeklerin bağırsaklarında erişkin insana yakın bakteri yapılanması görülmektedir. Bağırsak Mikroflorası’nda insana göre 100 kat gen sayısına eşit bakteri yerleşir. Bağırsak mukozası ve bağırsak içi bakterileri arasındaki dengeli iletişim ve paylaşımı sağlığın temelini oluşturmaktadır. Oto İmmun hastalıklar, alerjiler ve bağırsak sisteminin işlev bozuklukları bu dengesiz yapılanma sonucudur. Geleneksel mutfak yapımız bize bu imkanları fazlasıyla vermektedir. Çocuklarımızı yüzyıllardır yaşadığımız beslenme alışkanlıklarını sadece hijyen kurallarına özen göstererek iyi beslememiz mümkündür. Bizim mutfağımız yoğurdu, peyniri, kefiri ve turşusuyla bu imkanları sağlamaktadır.”